Prof. Dr. Ünsal Ban - (Konuk Yazar)

Yazara ait Toplam: 5 yazı bulunuyor
22 Şubat 2012 Çarşamba 10:17

Bu hızla Özelleştirme İdaresi de özelleştirilir mi?

Özelleştirme konusu Türkiye gündemine 1983 yılında girmeye başladı. Merhum Turgut Özal'ın hız verdiği çalışmalar, 1986 tarih ve 1291 Sayılı Kanun'la kurulan Kamu Ortaklığı İdaresi'nin faaliyete geçmesiyle ete kemiğe büründü.

Şöyle böyle, çeyrek asırlık bir serüven.

Bir bakalım mı bu süreçte ne kadar gelir elde etmişiz?.. Pek çok göstergede olduğu gibi, özelleştirmeye ilişkin gelir vaziyetlerinde de dönemler arasında büyük fark var.

"İçinde bulunduğumuz dönem" lehine büyük fark. Nasıl mı?..

Şöyle:

Türkiye'de özelleştirme ile devlete sağlanan geliri incelediğimizde 1986-2002 yılları toplamının 8 milyar ABD Doları olduğunu görüyoruz. Tam 16 yıl. Yıl başına 0.5 milyar dolar. Bir başka ifadeyle, "yarım" milyar dolar!.. Bir de "son" sekiz yıllık döneme bakalım ve hatta şöyle bir kıyaslama yaparak bakalım: Tam 16 yılda 8 milyar dolar.
Ve sadece 8 yılda tam 35 milyar dolar!.. Çok zamanda az iş ve az zamanda büyük iş!..

Tablo bu kadar net.

Özelleştirme konusunda muhtelif fikirler olduğunu biliyoruz. Destek veren de var karşı çıkan da...
Ben meseleye siyasi mülahazalarla değil de bir akademisyen gözüyle baktığımda, özelleştirmenin inkâr edilemez faydalarını görüyorum. Sağlıklı bir özelleştirme politikası uyguladığınızda, sadece devletin kasasına nakit girişi sağlamakla kalmıyorsunuz. Sağlıklı özelleştirme uygulamalarının çok farklı ve en az nakit girişi kadar önemli getirileri de var.

Öncelikli olarak, özelleştirme ile devlet bütçesine yük getiren kamu işletmelerinin daha verimli çalıştırılması ve tekrar kâr eder hale getirilmesini sağlıyorsunuz... Yine "sağlıklı" bir özelleştirme uygulaması, rekabet ortamının temin edilebilmesi, halkın mal ve hizmetlere daha uygun bedellerle ulaşabilmesi gibi amaçlara erişmenizi kolaylaştırıyor. Bu sayede, bölgesel istihdam ve yatırım seviyelerinin artırılması mümkün olabiliyor.
Çeşitli nedenler ile devlet bütçesine yük olan kamu işletmeleri özelleştirme uygulaması sayesinde kâr eder ve devlete de kâr ettirir hale gelebiliyor. Bürokratik engeli azalmış, verimliliği, uzmanlaşma seviyesi ve dolayısıyla performansı yükselmiş bir işletme.

Üzerindeki yükün kalkmış olmasından dolayı asli görevleri olan eğitim, sağlık, güvenlik ve alt yapı yatırımlarına daha fazla kaynak ayırabilen bir devlet. Rekabet iyidir.

İsabetli özelleştirme uygulamalarının sağlayacağı rekabet ortamından sonuçta vatandaş faydalanacaktır. Rekabete kapalı bir sistemin ürünü olan verimsiz işletmelerin kime ne faydası olabilir ki?.. Devlet tekelinde olan işletme için "rekabet" sorunu -pek- yoktur. Arz talep dengesi devamlı sabittir. Arz talep dengesinin sabit olması, fiyatların "arz edenin" arzu ettiği seviyelerde gerçekleşmesine yol açar. Vatandaş, tekelci firmanın uygun bedelini ödemek mecburiyetinde kalır.

-İşine gelmiyorsa başka yerden al!.. Tamam da ya o malı üreten başka yer yoksa?..
*
Sağlıklı özelleştirme "rekabet" demektir. Örnek mi?.. İşte: Elektrik dağıtım hizmetinin özelleştirilmesiyle, bu hizmeti birden çok firma vermeye başladı. Alanda rakipler olunca, rekabet ortamı doğdu. Rekabet ortamı da fiyatları aşağıya çekti. Bu durumda, kârlı çıkan tüketici oldu. Ha bu arada; devletimiz de kârlı çıktı bu işten... Bu alandaki özelleştirmenin Hazine'nin sırtından aldığı yükü ifade edeyim mi?..
Sıkı durun: Yılda tam 2 milyar dolar!..

Grafiklerin, tabloların diliyle özelleştirme

Efendim, biraz da grafiklere dökerek izah etmiş olalım manzarayı... Grafik 1'de 1986-2002 yılları arasında ve 2003'ten 2011 yılına kadar olan süre zarfında gerçekleştirilen özelleştirmeler sonucunda devlete sağlanan mali kaynakların miktarı verilmiştir.

2002 yılı öncesinde devlet idaresindeki işletmelerin özelleştirilmesine gereken önem verilmezken, 2004 yılında özelleştirme ile sağlanan gelirlerde dikkat çekici bir artış olmuştur. 1986-2002 yılları arasında özelleştirme sonucu sağlanan mali kaynak 8 milyar ABD Doları iken, 2003-2011 yılları arasında elde edilen gelir 35 milyar ABD Doları olarak gerçekleşmiştir. Bu rakamlar ile özelleştirmede ilk sıralarda yer alıyoruz.

Günümüzde, gelişmiş ülkelerde özelleştirme uygulamaları yavaşlamışken, gelişmekte olan ülkelerde önemli oranlarda özelleştirme uygulamalarının varlığından bahsedebiliriz. Sonuç olarak, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı son yıllardaki özelleştirme uygulamaları ile büyük başarılara imza atmış ve atmaya da devam etmektedir.
Bu süreçte hükümetin, Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek ve Özelleştirme İdaresi Başkanı Sayın Ahmet Aksu'nun haklarını teslim etmiş olalım. Evet, özelleştirme sağlıklı bir şekilde ve tam hız devam ediyor...
Yakında Özelleştirme İdaresi de başarılı bir şekilde özelleştirilirse hiç şaşırmayın.

Bügün



Bu yazıya yapılan yorumlar

VİDEO GALERİ

SİTE YAZARLARI

FOTO GALERİ

ALINTI YAZARLAR