Sıtkı Abdullahoğlu
s.abdullahoglu@haberevet.com
Yazara ait Toplam: 69 yazı bulunuyor
21 Şubat 2012 Salı 15:13

MODELLER DE DEĞİŞEBİLİR?

MODELLER DE DEĞİŞEBİLİR

Sıtkı ABDULLAHOĞLU

Ülkemiz ciddi bir mücadele veriyor. Yıllardır içinde yaşadığı köhne yapıları değiştirmek, düçar bırakıldığı ger kalmışlığı alt etmek ve lig atlamak anlamında bir beceri göstermek için yoğun çaba içerisinde.

Ama değişimi önce zihinlerde başarmak gerekiyor. Eğer onlardaki tabular yıkılmaz ise, o zaman kesinlikle gereken başarıyı yakalamak mümkün olamıyor. Hele geri kalmışlığı talihi olarak gören, başka ülkelere, başka medeniyetlere aşık olmuş ve kısaca “bizden adam olmaz” modunu aşamamış kişilerin kitle oluşturduğu bir yerde bu konular asla randıman vermiyor.

Ekonomik anlamda son 10 yıldır hemen hemen kesintisiz olarak devam eden bir trend var. Bu trend yükseliş trendi. Eskiye ait yığınla tarz her gün terk ediliyor. Tabii henüz gerçek anlamda değişimi yakalamak mümkün olmadı ama ileri bir gidiş olduğu gözlemlenebiliyor.

Aslında dikkatli takibin söz konusu olduğu durumlarda rahatça görülebilecek olan bir gelişme hemen fark edilir. Dünyanın bazı tabuları her gün yıkılıyor. Dün gelişmiş ülke olarak kabul edilen ve asla ilerilikleri tartışılmayan ülkeler, bugün ciddi ciddi itibar kaybetmiş durumdalar.

2008 krizi fena halde bu ülkelerin karizmalarını çizmiş bulunuyor. Hatta bu kriz onların tabu diye kabul ettikleri sitemlerini de alt üst etmiş durumda. Liberal kapitalizmle bu seviyeleri yakaladıklarını dillendirip bununla övünen insanlar, kriz anında hemen devlet müdahalesiyle banka kurtarmanın yoluna gittiler. Sistemlerinin ilkelerinin sarsılmasından da hiç rahatsız olmadılar.

Buradan bir ciddi sonucu da biz çıkarmalıyız. Kendilerinin dün tabu dedikleri sistemleri bugün delik deşik etmekte mahsur görmeyen insanların sitemlerini biz neden hala tabu diye görmeye devam ediyoruz? sorusunu kendimize sormalıyız.

Ülke atak yaparken, büyüme trendleri yakalanırken, dış borçlar belli seviyelerin altına düşerken, KBMG artarken onları yakından takip etmeye neden devam ediyoruz? Aynı akibete uğramak için mi?

Ancak şimdi görülen manzara iç karatıcıdır. Bu sistemle gelinen noktada ciddi tıkanıklıklar olmuştur. Japon kapitalizmi 10 yılı aşkın süredir resesyondan çıkamadı. ABD bir mortgage sistemi ile manipüle oldu. AB ülkelerinin önemli bir kısmı hane halkı borçlanması ve kamu borçları sebebiyle ciddi bir karamsarlığa düştü. Ama bankalar ve belirli merkezler biriktirmeye devam ediyorlar.

Biz diyoruz ki, bu sonu kötü olduğu ispatlanmış sitemi tabu kabul etmekten kendimizi kurtaralım. Bugün onların düştüğü handikapa doğru biz de kendimizi güdülemeyelim. Yeni formlar, yeni modeller ve yeni sitemler peşinde koşmaya başlayalım.

Ekonomi felsefesinden, teknoloji felsefesine varıncaya kadar yenilik peşinde koşalım. Hem dar anlamda ülkemiz insanı için, hem geniş anlamda coğrafyamız ve insanımız için, hem de tüm dünyada tüm insanlık için yeni fırsatların peşini kovalayalım. Yeni modeller üretelim. Yeni sistemler kuralım.

Yeni modeller, bu kadar fazla zenginlik üretmese de daha dengeli bir dağılım üretsin. Açlığa yoksulluğa prim vermemesin. Tabiatın çevrenin daha az bozuma uğramasını sağlasın. Çok büyük ihtimalle çok daha fazla barışçıl ve huzurlu insani ortamlar oluşacaktır.

Bunun için de sadece tabulardan kurtulmamız yeterlidir.


Bu yazıya yapılan yorumlar

VİDEO GALERİ

SİTE YAZARLARI

FOTO GALERİ

ALINTI YAZARLAR