AK parti ile cemaati karşı karşıya getirmek için Mit skandalı üzerinden kaynatılan fitne kazanı geri tepti. Başbakan İstanbul gençlik kollarlı kongresinde telekonferans yoluyla yaptığı konuşmada, “Hiçbir provakasyona hiçbir fitne girişimine alet olmayız. Kimse AK Parti'yi seven kesimlerin kardeşlik duygularını zedeleyemez.” Diyerek oynanmak istenen çirkin oyunun farkında olduğunu gösterdi.
Cemaat yurt içinde ve yurt dışında önemli eğitim hizmetlerine imza attı.Bir çok ülkede Türkiye’nin gönüllü tanıtımını üstlendi. İş adamları cemaat mensuplarının açtığı yoldan giderek yeni, yeni ticari pazarlar keşfettiler.Dünyanın her yerinde kültür merkezleri, okullar açıldı.Amerika kaynaklı 2009 krizinin Türkiye’yi teget geçmesinde bu yeni pazarlarla yapılan ticaretin büyük etkisi oldu.Kültür ve eğitim merkezli bir hareket Türk ekonomisine de büyük katkılar sağladı.
Aklı başında hiçbir siyasetçi böyle bir hareketi karşısına alıp siyasi rekabetin tarafı haline getirmez. Gülen hareketi bir gönüllüler hareketi, Almaktan çok vermeye,kavgadan çok muhabbete,siyasetten çok hizmet ve ahlaki iktidara talip bir hareket.Kendine ahlaki hedefler koyan bir hareketin siyasetle münasebeti en çok bulunduğu alanda rahat hareket etmek, kimse gölge etmeden hizmete devam etmek maksadıyla olabilir.Bu da her toplumsal hareketin tabiatında olan bir husustur.Hizmetin devamlılığı siyasi alanın demokratikleşmesine,darbe ve otoriter yönelimlerin tasfiyesine bağlıdır.Darbelerin hışmına uğramış, uydurma gerekçelerle mağdur edilmiş,en iyi niyetli teşebbüsleri bile şüpheyle karşılanmış bir hareketin bu yönde pozisyon almasından daha tabii bir şey olamaz.
Ak partiyi kuranlar da aynı mağduriyetleri başka türlü yaşamış insanlar..Dolayısıyla, aynı Türkiye özlemini taşıyan, Türkiye’nin demokratikleşmesi, hukukun üstünlüğünün sağlanması,insanların dini inanç ve kanaatlerinden dolayı horlanmaması için siyasi alanı genişletmeye çalışan kadrolar.Benzer bir geçmiş, benzer bir gelecek arzusunda iki tarafı kader arkadaşı yapmıştır.Cemaatle Ak partinin kavga etmesi bu ortak mazinin yarattığı ortak demokrasi talebi ve arzusu yüzünden de olsa mümkün değildir.
İnsanlar gibi toplumsal yapılar arasında da görüş ayrılıkları olabilir.Olaylara farklı noktalardan bakıp, farklı sonuçlara varmak mümkündür..Bu ne ayıp, ne de yasaktır.Temel meselelerde uzlaşmak kimi ayrıntılarda da uzlaşmayı gerektirmez. Siyasi alan Cemaat tipi yapılara göre daha esnek olmayı gerektirir. Siyasetin tabiatıyla sivil toplum örgütlerinin tabiatını karıştırmamak gerekir.Aşırı esneklik de zamanla dejenerasyona yol açar. Cemaat tipi yapılar bazen iktidarların freni olur,ahlaki erezyona uğrayıp çürümelerine mani olur.Belki ANAP-DYP gibi partilerin yanında cemaat benzeri ahlak odaklı yapılar olsaydı bu partiler akçalı işlere bu kadar bulaşıp silinip gitmezlerdi.AK parti, cemaat veya öteki sivil toplum örgütleri, bunlar birbirini tamamlayan kuruluşlar.Çatışırlarsa, bir taraf, böylesi bir ahlaki denetimden mahrum kalmanın , öteki taraf da,özgürlükçü bir partinin iktidarından yoksun kalmanın sonuçlarıyla karşı karşıya kalır..Bu iki taraf için de intihar olur.İşin özü,Herkesin kendi işini yapması,kışkırtmalara asla prim vermemesidir.