Nusret Çiçek nusretcicek@yahoo.com
Yazara ait Toplam: 79 yazı bulunuyor
20 Şubat 2012 Pazartesi 16:04
Ortadoğu?da Yeniden Yapılanma
Ortadoğu’da Yeniden Yapılanma
Emperyalistler Ortadoğu denkleminde yeni bir sömürü düzeni kurmak için arayış içindeler. Bu nedenle, Osmanlı coğrafyası eski mühendisleri eliyle yeniden şekilleniyor...
Ellerindeki en büyük koz “laik Müslüman”, veya “Ilımlı İslam”...
Demokrasi, cumhuriyet, evrensel haklar gibi dolmalar bir asırdır kabak tadı vermeye başlayınca Batı sömürü sitesini yeni baştan dizayn etmeye başladı.
Laiklik denilen Latin tohumu… Batı biliyor laik olan kayık da olur!
Binerler sırtına, geçerler karşıya...
Garip bir dünya... Şimdi de “dindarlık” tartışması düştü gündeme...
Hem din deyince Alevi de benim dinim diyor, Ermeni de benim dinim diyor.
Hangisi?
Rejimin kar dağından kara bağışlaması gibi bir bakış ve de himmet!..
Bakın işte size dininizi öğreteceğiz!
Be papaz, sen fizik dersini yine okut, ama o fiziki kanunların kime ait olduğunu iman noktasından neslimize anlat da başka bir şey istemeyiz.
Göze değil öze inelim...
Fitnenin başı laiklik.
Başta “teologlar” olmak üzere, batılılaşma anlayışında kendilerini ayrıcalı “din adamı” olarak görenlerin ellerindeki reçete din ayrı dünya ayrı. O kişiler bazen de “din görevlisi” sıfatı ile çıkıyorlar karşımıza. Bir avuç teolog görevli, diğer kesim halk görevsiz!
Kilise öyle değil mi?
Halk dünya işi ile, papaz da cennete cehenneme gideceklerin listesi ile meşgul.
Ah burasını anlayabilsek, bilsek ki Kur’an asla öyle bir şey değil...
Kur’an hayatın her zerresinde söz sahibi, ve her olaya temel ilkeleriyle düzen veren, yatırıp kaldıran, eğiten bir başöğretmen. Aydınlatıcı, kurtarıcı...
Şu büyükler...
Diyorlar ki “laiklik özgürlüğümüzün teminatıdır.”
Laiklik rehberinde sanki alkole, uyuşturucuya, kadına, mevkie, paraya tapanlar özgür de sonsuza inanalar özgür değil. Müslüman’ı özgürlükle suçluyorlar.
“Senin dinin sana, benim dinim bana”
Bu ayet tam 1400 küsur yaşında…
İşte Müslüman’ın asıl kırılma noktası burasıdır. Topla tüfekle yıkamadıkları iman kalesini ithal malı lâikçilikle yıktılar. Yıkıldık, hem de üçbeş kuruşa veya bir mevkie makama...
Belki de bu laiklik çağın fitnesi, deccalı.
Öyle ya, hanelerimizin garipliği ortada, İslam alemi perişan...
Ne yaptığımızı, hangi frekanslarda bulunduğumuzu maalesef bilmiyoruz.
Aldatılmış, kandırılmış bir halimiz var.
Libya’da diktatör diyerekten yıktılar, ama baktılar ki yerine gelecekler laik değil, film birden koptu. Mısır öyle oldu. Mübarek düşürüldü, Müslüman Kardeşler seçimi büyük bir çoğunlukla kazanınca yine hava birden değişti.
Hep öyle oluyor, diyorlar ama yapan yok, demekle kalıyor.
1950 seçimlerinde CHP, kazanması halinde altı b... unu kaldıracağını seçim beyannamesinde vaat etmişti ama görüyoruz ki CHP aynı CHP.
Hala milli eğitim ittihatçılık kokuyor.
Hala bu ülkenin çocukları batı kaynaklı eğitimin bataklığında çırpınıp duruyor...
Hala okullara din dersi koyalım mı , koymayalım mı tartışmasını yapıyor bu ülke.
İşin garibi, din deyince de bir avuç mutlu azınlık hop oturup hop kalkıyor.
Şeytan çarpmış gibi oluyorlar.
Üzücü olanı, Müslüman’ın Kur’an hakikatlerini muarızlarına doğru dürüst anlatamamış olmasıdır. Gündem oyunla oynaşla geçiyor...
Para sayıyoruz, avanta arıyoruz...
Allah(c.c) yolunda olmayan kazançlar yakıtımız, amiyane dökülen yaşlar da ateşimiz...
Ortadoğu, emperyalizm ile işbirlikçilerin kıskacında, oyunun işte bu perdesi çok acıklı, yeni bir ateş düşüyor yüreğimize, ateş gittikçe bacayı sarıyor… Ve bizler uykumuzdan bir türlü uyanamıyoruz. Başımız dönüyor, elimiz ağır, ayaklarımız yorgun…
Emperyalizm yeniden yapılanıyor… 20.2.2012 Nusret Çiçek